Haber & Duyuru

En güncel haber ve duyurulara buradan ulaşabilirsiniz.

  • Bilim Nedir? Bilimin Temel Özellikleri Nelerdir?

    • 15.04.2021 15:15:23
    • Yorum
    • Puanı:NAN
    • Kültür Sanat

      Bilim, en küçük atomaltı parçacıklardan en büyük galaksi kümelerine kadar, fiziksel ve doğal dünyanın yapısını ve davranışlarını gözlem ve deney yoluyla, sistematik bir şekilde inceleyen, entelektüel ve pratik bir faaliyet olarak tanımlanabilir. Bilim, Evren'e, parçalarına ve varsa ötesine dair genel gerçekleri ve temel yasaları öğrenme yolunda çıkılan bir yolculuk; bir veri toplama, değerlendirme ve öngörü aracı olarak da düşünülebilir. Bir diğer deyişle bilim, doğal dünyada olan biteni ve bunların nasıl işlediğini öğrenmenin bir yoludur; bu bakımdan bilim, pul koleksiyonu yapmak gibi gerçekleri toplamaktan ibaret değildir; onları açıklayıp, anlamayı da hedefler. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın bilim, insanlığın bugüne kadar "gerçek olana" erişmekte kullanabildiği ve bu yolda elde edilen veriler konusunda; kültürel farklılıklardan, şahsi inançlardan ve benzeri öznel yargılardan tamamen bağımsız olarak hemfikir olabildiği, istikrarlı bir şekilde başarıya ulaşabilen, en güvenilir bilgi türüdür.

       Bilimin ne olduğunu anlamak için, sözcüğün kökenine bakmak bile yeterli olacaktır: Bilim, "bilmek" demektir. Benzer şekilde İngilizcedeki "science", Latincedeki scientia, yani "bilgi" veya scire yani "bilmek" sözcüğünden gelir. Bilimin işi, bilmektir. Bilimin işi, bilgiyi üretmektir. Ancak bu bilgiyi üretirken, onu şahsi kanaate veya bireysel tercihlere değil; gözlenebilir veya ölçülebilir sonuçlara ve analizlere dayandırır. Bilim, Evren'e yönelik açıklamalar yaparken sihir, büyü ve benzeri doğaüstü kavramlardan güç almaz; deneyden, gözlemden, doğal gerçeklerden güç alır. Böylece herhangi bir diğer kişi, aynı yöntemle, aynı ölçümü veya gözlemi yapacak olsa, belirli ve kabul edilebilir düzeyde küçük bir hata payı çerçevesinde, aynı sonucu elde etmesi mümkün olur. Aynı sonuç elde edilmiyorsa da, bilimin gücü, bu sonuçlardaki farklılıkları öngörebilecek örüntüleri keşfetmek ve onları kullanarak Evren'e dair tutarlı ve isabetli tahminler ve öngörülerde bulunabilmekten gelir.

      Elbette herkesin doğal dünyanın nasıl çalıştığına dair fikirleri olabilir. Kimine göre bu fikirler doğrudur; çünkü bu fikirler, onlara "doğru gibi gözükmektedir" veya "mantıklı gelmektedir". Bir bilim insanı içinse bir fikrin doğru gibi gözükmesinin, bir otorite tarafından söylenmesinin, kulağa mantıklı veya makul gelmesinin neredeyse hiçbir önemi yoktur. Bilim için önemli olan, o fikrin veya açıklamanın test edilebilir olup olmadığı, yanlışlanabilir olup olmadığı, buna yönelik ne kadar uğraş sarf edildiği ve bundan elde edilen sonuçların bize o fikir/açıklama hakkında ne söylediğidir. İşte bilimi istikrarlı bir şekilde başarıya götüren şey, bu deneyci ve sorgulayıcı doğasıdır.

     Bunu söylemişken, şunu da vurgulamak gerekir: Elbette yapılan açıklamaların mantıklı olması önemlidir; çünkü mantıklılık, rasyonalite ile ilişkilidir ve rasyonellik, bilimin temel özelliklerinden birisidir. Burada rasyonellikten kasıt, sağduyularla uyumluluk değildir; çünkü eğer kuantum mekaniği öğrenmeye başlayacak olursanız, sağduyularınıza sürekli meydan okunduğunu ve birçok olgunun gündelik yaşamda karşılığının olmadığını görürsünüz. Ama buna rağmen kuantum mekaniği de, bilimin geri kalanı gibi, rasyoneldir. Yani bilimde yapılan açıklamaları veya keşfedilen parçaları dikkatlice inceleyecek olursanız, onların son derece makul ve anlaşılır şekillerde birbirlerine bağlandıklarını ve doğadaki belli bir olayı, olguyu, süreci veya işleyişi başarılı bir şekilde açıklayabildiğini görürsünüz. Dolayısıyla o açıklama, kulağa ne kadar sıra dışı veya sağduyulara ne kadar aykırı gelirse gelsin, mantıklıdır.

     Yani bilim, doğal dünyaya yönelik anlayışımızı ve açıklamalarımızı geliştirme amacıyla icra ettiğimiz entelektüel bir uğraştır. Bilim, kanıtlar üzerine inşa edilir ve yeni kanıtlar ışığında eski bilgiler her zaman değişime açıktır. Bu bakımdan bilim, dogmatik değildir. Buna karşılık bilim, aynı zamanda motomot bir veri toplama yönteminden ibaret de değildir: Bilim, sorduğu sorularla, etik ve sosyal konularda ortaya çıkardığı gerçeklerle, insan ilişkilerine ve topluma doğrudan yön verebilen güçlü bir araçtır. Bilim; karar verme, politika yapma ve problem çözme süreçlerimizde bize yol gösterici olabilecek en güçlü ve isabetli ışıktır.

    Bilimi Yapan İnsanlardır!

      Bilim, izlemesi keyifli sitkomların abartılı bir şekilde yansıttığı, sosyal açıdan beceriksiz süper-zeki dehalardan ibaret değildir (evet, bilimde bu kişiler de vardır). Bilim, sosyal insanların ürettiği, sosyal bir üründür; ancak sosyal olarak üretilen diğer ürünlerin aksine, bu sosyal doğadan kaynaklanabilecek önyargıların, taraflılıkların ve öznelliklerin farkında olmakla kalmayıp, bunların etkilerini ortadan kaldırma çabası güden, belki hiçbir zaman %100 nesnel olamasa veya %100 gerçeğe ulaşamasa bile, ona en çok yakınlaşmayı dert edinen bir uğraştır. Bilime gücünü veren, özünde bu dürüst ve entelektüel uğraştır.

    Bilimi Tetikleyen Tutku ve Meraktır!

       Her ne kadar bilim, popüler kültürde oldukça çarpık bir şekilde karikatürize edilse de, gerçekten de bilimi meslek edinen, bilimsel araştırmalara yönelen insanları ana itici gücü (motivasyonu) para veya şöhret değildir; zira her ikisi de bilimde çok nadir bulunur ve her ikisine de ulaşmanın çok daha kolay yolları vardır. Bilim insanlarını bilim yapmaya iten temel duygu, merak duygusudur. Bir şeyleri merak etmeyen bir kişinin, motomot bir şekilde bilim yapması mümkün değildir; yapsa da başarılı olması imkânsızdır. Bilim insanlarının temel motivasyonu, Evren'e dair bir şeyler öğrenme, insanlığın kolektif bilincine bir şeyler katabilme tutkusudur.

    Bilim, Bir Süreçtir!

      Bu açıdan değerlendirdiğimizde bilimin, sadece uzun yıllar boyunca yapılan araştırmalardan gelen verilerin birikiminden ibaret bir bilgi bütünü olmadığını; aynı zamanda bir süreç olduğunu görürüz. Bu sürecin parçası olan insan araştırmacılar, Evren'e durmaksızın sorular sorup, o soruların potansiyel cevaplarını deney ve gözlem yoluyla almaya çalışırlar. Bu sırada elde ettikleri veri ve bulgular, dışarıdan bakan birine alakasız sahaların alakasız bilgileri gibi gelebilir; ancak hepsi aynı Evren'in parçaları oldukları için ve hepsi aynı kökeni (Büyük Patlama'yı) paylaştığı için, bilim tarihi boyunca elde edilen ve muhtemelen bundan sonra da Evren dahilinde elde edilecek olan bulguların hepsi, birbiriyle ilişkili olacaktır. Bilim, bu verilerin tamamını (veya pratikte, olabildiğince geniş bir kısmını) bir arada değerlendirerek, Evren'in ("doğal dünyanın") ne olduğunu, nasıl çalıştığını, neden bu şekilde davrandığını anlama ve anlatma çabası olarak görülebilir.

    Bilim, Zor ama Eğlencelidir!

       Bilim, kimi zaman "öğrenilecek çok fazla şey" olmasından ötürü "sıkıcı" da bulunabilir; bu, neredeyse hiçbir durumda doğru değildir. Bir insan bilimi sıkıcı buluyorsa, muhtemelen o kişinin Evren'in çalışma biçimine ilgisi de olmayacaktır. Elbette herkes bilim yapmak, bilimi sevmek ve bilimi anlamak zorunda değildir; ancak gerçeklerin "sıkıcı" olduğunu söylemek, gerçek olana ilgi duymadığımızı ilan etmek olacaktır - ki bu, eğer amaç samimi bir şekilde doğal dünyanın çalışma prensiplerini anlamak ise, tabii ki ilerlemeye engel olacaktır. Onlarca yıl önce elde edilen bulgulardan yola çıkarak, yüzlerce yıl sonra olacak bir olayı tahmin edip, sonrasında bu olayı deneyimlediğimiz düzgünce anlatılan birinin bilime ilgi ve heyecan duymaması çok zordur. İnsanlar, yapıları gereği meraklı canlılardır ve bilim, hem en büyük meraktır, hem de en büyük merak doyurucudur.

    Bilim, Bitmeyen Bir Yolculuktur!

     Tüm bunlara rağmen bilim, biten veya sonu olan bir yolculuk da değildir. Burada, biraz şairane bir şekilde, önemli olanın yolculuğun kendisi olduğunu söyleriz; son durağın neresi olduğu veya oraya varıp varamayacağımız, varacaksak da ne zaman varacağımız değil. Bilimde sorular sorup, cevaplar aldıkça, yeni sorular doğar ve bunlara cevaplar ararız. Bu, bilimi sonsuz bir uğraş hâline getirir. Bu sayede Evren'deki en küçükten en büyüğe her şey hakkında bilgi sahibi olmamız, onların doğalarını ve davranışlarını araştırmamız mümkün olur.

0 Yorum

  • Bu konuya yorum yapılmamış.

    İlk yorumu siz yapın.

    Yorum Yap

Yorum Yap & Puan Ver
0

KATILIMCI GÖRÜŞLERİ

  • Şirket kurululu ile ilgili hiçbir fikrim yoktu fakat daha sonra noter, vergi dairesi, banka, ticaret odasıyla ilgili önemli bilgileri öğrendim. Ayrıca demirbaşların amortisman oranlarının bilgisinin nereden ...Daha fazlasi

    Sonay Çelik Finansal Muhasebe Elemanı
  • Bu oluşumun kesinlikle olması gereken  ihtiyaçlara cevap veren bir platform olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Özellikle muhasebe mesleğine yeni başlayan, teorik olarak öğrendiği bilgiyi nerede, nasıl kullanacağına ...Daha fazlasi

    Doğan Çelik SMMM
  • Hocalarımızın yönlendirmeleri sayesinde iş hayatında ihtiyacım olan konularda nereden doğru bilgiye ulaşabileceğimi öğrenip, bakış açımın daha genişlemesi fırsatını edindim.Çalıştığım firmada yaptığım işlemlerde kendime olan güvenimi pekiştirdim. ...Daha fazlasi

    Ahmet Demir SMMM
  • Mesleki uygulamalardaki eksiklerimi gidermek, gerek kendimi test edebilmek amacıyla bu platforma katıldım. Bu sayede, artık mesleki hayatta karşımıza çıkan sorunlarda, kararsız kaldığımız anlarda, her zaman danışabilecek ...Daha fazlasi

    Sevil Aydın Finansal Muhasebe Elemanı